Kadın

Kadın direnişinin belleği: Siyahlı Kadınlar


Sırbistan’ın Yugoslavya’dan ayrılan halkalara uyguladığı baskı ve katliamlara karşı başlatılan ‘Barış için eylemsellik ağı- Siyah Kadınlar’ hareketi bugün halen etkisini sürdürürken, savaştan en fazla etkilenen kesim olan kadınların, savaş karşıtı direnişi farklı biçimlerde sürüyor

Başlangıç tarihi 1980’lerin yarısına dayanan ve İsrail’de şekillenen, ardından dünyanın bir çok ülkesine yayılan “Barış için eylemsellik ağı-Siyahlı Kadınlar” hareketi, günümüzde hala etkisini sürdürüyor. Zamanla kadınlar arasında bir dayanışma ağı haline gelen Siyahlı Kadınlar eyleminde, kadınlar siyah giyinip savaş mantığını kabul etmeyerek “pasif yas” tutuyor. 10 binin üzerinde kadın ağı bulunan Siyahlı Kadınlar, dünyanın birçok ülkesinde dayanışmacısına sahip. Tarihinde derin savaş izlerini barındıran Sırbistan, kadınların savaşa karşı eylemselliklerine de şahit oldu. Çatışmaların en yoğun yaşandığı süreçlerde milliyetçiliğin de köklerini salmaya başladığı anda kadınlar, diğer ülkelerde başlayan Siyahlı Kadınlar akımına katıldı. Süreci en yakından bilen ve şahitlik eden Amsterdam Üniversitesi’nden Anna Miskovska Kajevska, Sırbistan’daki kadınların eylem geçmişleri, kadınların Siyahlı Kadınlar’la tanışması ve Sırbistanlı kadınların tarihi bellekleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Sırp devleti savaşı tanımak zorunda kaldı

Kajevska, Sırp olmadığını ancak Sırbistanlı kadınların eylemlerini zaman zaman Belgrad’a gittiğinde gördüğünü ve katıldığını söyledi. Kadınların gerçekleştirdiği eylemleri “cesurca” olarak nitelendiren Kajevska, kadınların eylemlerinde açık bir şekilde politik mesajlar verdiğini belirterek, şöyle devam etti: “Kadınlar; Sırp devletinin, savaş ve şiddet ortamına dair sorumluluğunu kabul etmek zorunda olduklarını ifade ediyorlardı. Sırbistan’da resmi ideoloji Sırpların mağdur olduğunu, dört bir yandan herkesin saldırısı altında olduklarını, bunun bir savaş olmadığını söylüyordu. Kadınlar ise, erkeklerin savaşa gönderildiği, askere alındığı, tüm finansal kaynakların silah alımlarına ve askeri faaliyetlere ayrıldığı bir ortamda Sırp devletini, savaşın mevcudiyetini resmen tanınmaya zorluyordu.”

9_women_blackKadınlar savaş karşıtı mesaj iletiyor

Kadınların en önemli rollerinden birinin bu eylemlerle savaş halinde olduğunu kamuoyuna duyurmak olduğunu kaydeden Kajevska, “Eğer evlatlarımız savaşmaya gönderiliyorsa, mülteciler geliyorsa, insanlar Sırp olmadıkları için öldürülüyorsa, bunun bir savaş olduğunu kabul etmek zorundayız. Elbette aynı zamanda bu savaş şiddetinin durması gerektiğini de söylüyorlardı. Kadınların yalnızca Sırp olmadıkları için, ya da her ne olursa olsun, herhangi bir sebeple tecavüze uğramaları sona ermek zorunda. Savaş nedeniyle göçe zorlanmış mülteciler, kendi topraklarına dönebilmeliler. Dolayısıyla kadınlar bu eylemlerle gerçekten güçlü bir savaş karşıtı mesaj iletiyor, kendi yaşadıkları, vatandaşı oldukları devletin rolü ve sorumluluğuna dair hayli eleştirel mesajlar iletiyordu” diye konuştu.

Meydandaki insan sayısı artıyor

Siyahlı Kadınlar’ın kısıtlı imkanlara rağmen önemli bir mesafe kat ettiklerini dile getiren Kajevska, kadınların en büyük kazanımlarının farklı etnisitelerden kadınlarla bir araya gelerek iletişim kurmaları olduğunu ifade etti. Kadınların, Sırbistan siyasetini değiştirmediğini, hedefinde bu olmadığını söyleyen Kajevska, ancak halkın, devletin savaştaki rolüne dair bilgilendirme noktasında başarılı olduklarına dikkat çekti. Anna, “Afişlerinde, pankartlarında, posterlerinde bu gerçekleri ifade ederek nüfusun küçük de olsa bir kısmının bilgilenmesini sağladılar. Belgrad’da merkezi bir meydanda eylem yaptıklarından, bu sayı çok da küçük bir sayı değildi, meydandan her gün geçen çok fazla insan var, ama bu yine de küçük bir çalışma düzeyi” dedi.

Kadına karşı şiddet sürüyor

“Günümüzde savaş sona ermiş olsa da kadına karşı şiddet halen devam ediyor” diyen Kajevska, buna karşı kadınların, yasaların değiştirilerek aile içi şiddeti net bir suç olarak tanımlaması ve suçluların cezalandırılmasını sağlamak için mücadele ettiklerini kaydetti. Savaş dönemlerinde ve savaştan sonraki dönemde kadınların yaşadıkları sorunların bitmediğini söyleyen Kajevska, dünyadaki kadınların genel sorunları hakkında şöyle konuştu: “Lobi faaliyetleri ile tecavüze uğramış kadınların acılarının tanınması için, kadınların sivil savaş mağduru olarak tanınması için yürütülen bir mücadele de var. Çünkü halen yasal olarak bir patlamadan zarar gören bir sivil, savaş mağduru statüsünde kabul edilirken bir asker tarafından tecavüz edilen kadınların bu yasal statüyü edinmesi çok zor. Bu da çok önemli bir mücadele alanı ve halen sürüyor. Kadınlar ayrıca LGBTİ’lerin ve diğer ötekileştirilen toplulukların haklarını desteklemek için de yoğun çabalar sarf ediyor.”

İSTANBUL/ ŞÛJIN