Rojava

‘Kürt düşmanlığı ters tepecek’


Erdoğan bugün ABD’de Trump ile görüşecek. Aynı anda Barzanî’nin oğlu Mesrur Barzanî de ABD’de olacak. Ankara Kürtlere karşı yeni savaş planlarını görüşme masasına sürerken, uzmanlar ve siyasetçiler, ‘Erdoğan ve KDP istediğini elde edemeyecek. Kürtler artık belirleyici aktör’ diyor

Gazetemiz Özgürlükçü Demokrasi’nin yazarı gazeteci Hüseyin Aykol, Güney Kürdistanlı siyasi gözlemci Niyaz Hamid ve HDP Dış Politikadan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, bugün yapılacak ABD Başkanı Donald Trump-Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan görüşmesini değerlendirdi.

Fotoğraf çektirme görüşmesi

dihaber’e konuşan, dış politikayı yakından izleyen gazeteci Hüseyin Aykol, “Erdoğan gitmeden YPG’ye verilecek silahların kararnamesi imzalandı. Bu da Türkiye’nin Rakka operasyonuna katılmasının asla olmayacağının göstergesidir. Erdoğan beklentilerinin hiçbirinin gerçekleşmeyecek olmasına rağmen dünya liderlerinden biriyle fotoğraf çektirilerek tartışılan şaibeli referandumun kabul edildiği görüntüsü verilecektir” değerlendirmesi yaptı. Aykol, “Erdoğan Zarrab’ın bırakılmasını, davanın fazla dallanıp budaklanmadan yürütülmesini isteyecektir. Eğer bu dava dallanıp budaklanırsa, bu Erdoğan’ın ailesine, oğlu Bilal’e kadar uzanabilir. Bunlar konuşulacak, pazarlıklar yapılacak” vurgusu yaptı. Aykol, Trump açısından Suriye’den çok İran’ın önemli olduğunu belirterek, “İran, Suudi Arabistan kapışmasında Türkiye’nin müdahil olması istenecektir. Erdoğan da bu işi kabul edebilir” dedi. Suriye’de fiilen federal bir yapı kurulmaya başlandığını, bunun Türkiye’yi “kadim Kürt düşmanlığı” üzerinden endişelendirdiğini vurgulayan Aykol, “YPG konusunda ABD’nin geri adım atması beklenmediği gibi çok inat ederse, PKK uzun vadede terör listesinden çıkarılabilir” dedi.

Hasan Hayri Beg benzetmesi

ANF’den Rêbaz Hesen’e konuşan Güney Kürdistanlı siyasi gözlemci Niyaz Hamid de, “ABD, Erdoğan’ın irili ufaklı her şeyini biliyor. DAİŞ’in halifesinin o olduğunu, Ebubekir Bağdadi olmadığını da biliyor. DAİŞ, El Nusra, Ehrar El Şam ve diğer çetelere verdikleri destekleri gizleyemezler artık” dedi. Hamid, “Kürtler biliyor ki Erdoğan, Trump’a ‘Bak, ben Kürtlere karşı değilim bak Güney Kürdistan Kürtlerini destekliyorum’ demek için Mesrur Barzani’yi o ziyarete dahil etti” dedi. KDP’lilerin Erdoğan’a “sahte şahitlik” yapmak için Washington’a gittiğini dile getiren Hamid’in şu tarihi hatırlatması dikkat çekti: “Türk devleti, Kürtleri sahte şahit göstermeyi iyi biliyorlar. Lozan görüşmeleri sürerken Dersim mebusu Hasan Hayri Beg, Atatürk’ün isteği üzerine Kürt kıyafetleri ile meclise gidip Lozan’a Türklere destek telgrafı çekmişti. Ama onu 1925’te idam ettiler. Hasan Hayri Beg, Türk devletinin güvenilmezliğini ‘Gelip geçenler tükürsün diye mezarımı bir yol kenarına yapın’ demişti. Bugün yapılan da ondan farklı değil.”

Atı alan Rojava’da Üsküdar’ı geçti

Gazeteduvar’dan Nergis Demirkaya’ya değerlendirmelerde bulunan HDP Dış Politikadan Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Hişyar Özsoy ise, “Eyy Trump’ denilmedi çünkü ‘Kürtlere desteği durdurabilir miyim’ umudu vardı, ama pratikte öyle olmadı. Türkiye’yi bir tarafa atacak durumda değiller ama Erdoğan’a IŞİD’e karşı en etkili güç olan Kürtlerle çalışma mesajını en net şekilde verdiler. Ama bizim gördüğümüz Kürt karşıtlığında ısrar. Rojava’da durum tersine çevrilemez. Atı alan Rojava’da Üsküdar’ı geçti. Ruslar, ABD, Avrupa herkes Kürtlerle çalışıyor. Ama en çok Kürt nüfusuna sahip Türkiye hem kendi topraklarında hem de Suriye’de yaşayan Kürtlerle kavga ediyor. Kürt sorunu artık sadece Türkiye ile ilgili bir durum değil. Türkiye’nin bir Kürt sorunu yok. Bir Kürt sorunu var, Türkiye onun parçası. Çözüm Kürtlerle savaştan değil barıştan geçer” dedi.

Kürtlere silah vermiyoruz ama ilişkilerimiz olacak

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Kürt faktörü Suriye’de gerçek bir faktör olduğu için, Kürt güçleri IŞİD’le savaştığı için ve bu konuda en etkili güçlerden biri oldukları için, onlarla -en azından askerlerimizle herhangi bir çatışmanın önlenmesi için- çalışma düzeyinde temaslarımızı korumaya hakkımız olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı, bu konu nedeniyle endişeli olduklarını bana anlattı. Ona söylediklerimi sizlere de anlatabilirim, bu, bir sır değil: Başka ülkelerin aksine Kürt gruplara silah göndermiyoruz. Onların da bizim göndereceğimiz silahlara özellikle gereksinimi yok. Zira silah alacak başka kaynakları var” dedi.

Erdoğan: ABD bize itibar etmedi

ABD ziyareti öncesi konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’nin YPG’yi silahlandırma kararına ilişkin “SDG’ye, SDF’ye ihtiyaç yok. Gerekirse ayrıca destek veririz ve meseleyi hallederiz. Baştan beri bunu söyledik, ne yazık ki buna itibar etmediler. Şimdi de nihai görüşmeyi biz yapacağız. Sonra da nihai kararımızı vereceğiz. Amerika’da bazı haddini bilmezler ‘Türkiye DEAŞ’a karşı gerekeni yapmadı’ diyerek iftira etmeye kalkışıyorlar. Halbuki bu örgüte karşı en büyük mücadeleyi veren Türkiye olmuştur. Bu iftira Obama yönetimine ait” iddiasında bulundu.

HABER MERKEZİ