Umutsuzların sadakati

Birini görünce hepsini görmüş, biriyle konuşunca hepsiyle konuşmuş, birini tanıyınca da hepsini tanımış oluyorsun. Kendine ilgisi, ilgisizliği sınırında. Sevilmeyi talep ediyor, kendine saygı duyacak kendi …

Mükemmel olan bastığın yerde

Verdikleri haber her zaman doğrudur, hiç yalan söylemezler. Aldatmazlar, yarı yolda bırakmazlar, birbirlerine güvenleri sarsılmazdır. Bir şahsiyet vehmedilecekse, kişisel çıkar nedir bilmezler. Sorumluluk ve yaşam …

Kafka’nın hatırlattığı

Edebiyatçıların inceleme alanına hapsolup gitti, hiçbir politikacının ondan muaf tutulamayacağı bir müfredata dönüştürülmeliydi halbuki. Böyle hayal edince şimdiye kadarki tüm kurtuluş öğretilerinde bir şekilde saklı …

Hassas mübadele

Yıkım anlarına denk gelir genellikle, çöküş bunu temellendirir. Bugünler için düşük çıkarlarına elden çıkaracağı kıymetli bir şeyleri muhafaza etmiştir tamamlayıcı çoğunluk. Değeri belirleyen, piyasanın niteliği. …

Tüm şarkılar aynı perdeden

Bütün halklar eşit, bütün insanlar kardeş! Düşüncelerden ayıran, bizi duygularda bütünleştirir. Anlamdan koparan, bizi alacakaranlıkta dövülmüş sözcüklerde birleştirir. Sarsılmaz bir tamamlanmışlık içinde aynı hayali gören …

Özsaygı temizliği

Ayrıcalıklarını yitirip kendi öz niteliklerini yitirdiğine inandırsa bile bir şeyin, herhangi bir zaman aralığında sadece kendisi olduğunu hatırlamamızı sağlıyor. Eski metinlerin büyüleyiciliği, sadece o kusursuz …

Ateş ile buz arasında

Havanın içeri sızmadığı metal bir kutunun içindeyiz. Güneş tepeden vuruyor, altta toprak kaynıyor. İnce saçtan duvarlar ateş püskürüyor, yaklaştırmıyor; zemin, cehennem tasvirlerinde geçen kızgın levha …

Cam kafeste bir kent

O kadar gerçek ki, yalandan ibaret bir şey gibi duruyor. Sakat birkaç dokunuş, sahte birkaç ilave, tedirgin edici birkaç gölgelik, gelişigüzel serpiştirilmiş birkaç parça ışık, …

Hoşgörüsüz aşk

Sevilenin kusurları, zaafları herhangi bir erdeminden, varsa herhangi bir üstünlüğünden daha çok seveni kendine çektiği hep anlaşılmaz bulunmuştur. Bir görüntü bulanıklığı, bir düşünüş bozukluğu, derine …

Tek kişilik çoğunluk

Birbirine öylesine benzemeye başladı ki, artık kendisine benzeyecek bir şeyi kalmadı. Kötülükte birleşmeyi başardığında, kendinden kopmayı, kendinden habersiz kalmayı başaracak kadar hünerli olduğunu da kanıtladı. …