Kültür-Sanat

Kürt müziğinin çalınması Şark Islahat Planı genelgesinde…


Kürt müziğinin Türkçeleştirilmesine ilişkin bulguları ortaya çıkaran Copy Paste, 1925’te geliştirilen Şark Islahat Planı kapsamında hazırlanan gizli bir belgeyle Kürt stranlarının çalınmaya başlandığını savundu

Mezopotamya Ajansı’ndan Sadiye Eser’in haberine göre, Kürt halkı üzerinden yürütülen asimilasyon politikaları yıllardır devam ederken, bunun en yakıcı örneği ise Kürtlerin stranları (şarkı) oluyor. Kürt müziğinin Türkçeleştirilmesiyle ilgili yeni bulgular ortaya çıkıyor. En son, Serhat Eyalet Lordu adlı kullanıcı, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarla Kürtçe şarkı ve müzikleri Türkçeleştirildiğini gündeme getirirken, benzer bir çalışmayı “Copy Paste” (Kopyala-yapıştır) ismi ile sosyal medya hesaplarında çalışma yapan bir grup yürütüyor.

Genelgenin 12. maddesi

Kürt müziğine ait ne varsa gasp edilmeye çalışıldığını belirten Copy Paste üyeleri, çok sayıda Kürtçe müziğin Türkçe söz yazılarak değiştirildiğini hatırlattı. 1925’te geliştirilen Şark Islahat Planı kapsamında hazırlanan gizli bir belgeye dikkat çeken Copy Paste, “Bu genelgede yer alan şu cümleler olayın ne denli sistemli ve planlı olduğunu kanıtlar niteliktedir. Söz konusu genelgenin 12. maddesinde ‘…kıyafetin, şarkıların, oyunların, düğün ve toplum gelenek ve göreneklerinin de milliyet duygularını daima uyanık tutan ve toplumları geçmişlerine bağlayan bağlar olduğu unutulmamalı. Bu nedenle lehçeyle birlikte bu gibi aykırı gelenekleri de fena ve zararlı görmek ve özellikle kötü göstermek (…) özetle dillerini, adetlerini Türk yapmak… Önemli bir görevdir’ biçimindeki ifadeler kapsamlı ve planlı bir aklın ürünüdür” dedi.

Kürt kültürünü korunması bir zorunluluk…

Kaynakları Kürtçe olan ve belirtilmeksizin Türkçe’ye çevrilen parçalara sahip çıktıklarını kaydeden Copy Paste, “Kürt kültürünün korunması, toparlanması ve yeniden halka taşınması için bu bir zorunluluk. Copy Paste, Kürtlere ait ezgilerin başka bir çok dilde seslendirilmesidir. Kaynağının yok sayılmasından yola çıkılarak daha önce hazırlanan Şahiya Stranan ve benzeri araştırmalardan da esinlenerek gelişen bir çalışma oldu. Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçılarının daha önce yapmış oldukları çalışmanın içerisinde yer alan çalınan kimi eserleri inceledik. Aslında bu çalışmayı yürütürken birçok şeye tanıklık ettik. Örneğin, Türk halk müziği repertuarının önemli bir kısmının Kürt halk ezgilerinden oluştuğunu gördük. İbrahim Tatlıses gibi Kürt kökenli sanatçılar, kilamlarımıza Türkçe söz yazarak aktarmışlar. Bu aktarma paylaşmaktan çok, Kürtçe özü unutturularak işlendikleri için yozlaşmayı da beraberinde getirmiş” ifadelerini kullandı.

Türkçeleştirilen parçalar…

Copy Paste üyeleri, Türkçeleştirilen parçalar örnek olarak şunları verdi: “Örneğin, başrolünde Kemal Sunal’ın oynadığı ‘Kibar Feyzo’ filminin şarkısı Kürt halk ezgisi olan ‘Sînemê’, Muhlis Akarsu tarafından Türkçeleştirilmiştir. Senaryosunu yazan İhsan Yüce ise şarkının bazı yörelerden derlediğini ifade etmiştir. Mehmet Bayrak, ‘Şarkıların Dili ve İşlevi’ yazısında örnek olarak Şivan Perwer’in okuduğu ‘Ey Ferat’, Hesen Cizrawî’nin okuduğu ‘Ez Kevok im’, Saîdê Hamo’nun okuduğu ‘Diyarbekir Paytext e’, anonim ‘Gulîzer’, ‘Dayika min’, ‘Lê Nazê’, ‘Berçem Berçem Diçûme’yi veriyor. Bunlar salt İzzet Altınmeşe’nin okuduklarından bir bölüm. Tabii bunu kendine iş edinen sadece İzzet Altınmeşe değil. İbrahim Tatlıses, Selahattin Alpay, Celal Yarıcı, Bedri Ayseli gibi birçok sanatçı var. Bununla ilgili Rahşan Köse’nin ‘Sanat ve Hayat’ dergisinin 18’inci sayısındaki ‘Türk Müziğinde Resmi İdeoloji’ yazısında verdiği örnekler de var. Mesela Türkçeleştirilmiş hali ‘Bir Mumdur’ olan ve Bedri Ayseli ile İzzet Altınmeşe imzasını taşıyan ‘Yek Momik’, Kürtçe anonim bir Mezopotamya şarkısıdır. ‘Lê Dotmam’ ise Mihemed Şêxo’nun bir çalışmasıdır. Türkçeleştirilmiş hali ‘Ben Yetim’ İbrahim Tatlıses imzasını taşıyor. Hesen Cizrawî’ye ait Kürtçe bir şarkı olan ‘Ez Kevok im’ın Türkçeleştirilmiş hali ‘Hele Yar Zalım Yar’ olarak Selahattin Alpay ve İzzet Altınmeşe adına kayıtlı. ‘Sînemê’nin Türkçeleştirilmiş hali olan ‘Zap Suyu’ da Celal Yarıcı imzasını taşıyor. Aynı şekilde Fahri Bamirne’nin ‘Hat Kervanê Mêrdînê’ şarkısı Muazzez Türüng imzasıyla ‘Mektebin Bacaları’ şeklinde Türkçeleştirilmiş.”

Her kayıp insanlığın ayıbı…

Kürtçe ezgilere Türkçe söz yazarken şiirlerdeki kalitesinin de düşürüldüğünü belirten Copy Paste, “Kürtçe’de özlü ve duygulu sözlerle yazılan halk şiirleri ezgiyle bütünleşince anlam kazanır. Derlemeciler bu kaliteyi gözetmemişler. Artık bu tavrın değişmesini umuyoruz. Unutulmamalı ki insanlığın geçmiş mirası hepimizin mirasıdır. Bu mirasın açığa çıkarılması ve olumlu yönlerinin insanlığın gereklerine göre yorumlanması gerekir. Her kayıp insanlığın kaybı ve her kazanım insanlığın kazanımıdır. Bu duyguyla bu ezgi tam anlamıyla Kürt ezgisi mi? Yoksa Kürtler de başka halklardan etkilenmiş midir? Çünkü bu şarkılar başka halklar tarafından seslendirilmiş de olabilir. Ezgilerin kaynağı başka diller de olabilir. Bu nedenle sitemizde çoğu eserin mevcut durumuna yönelik verilen bilgi ve tanımların doğruluğundan tam olarak emin olmadığımızı belirttik. Yani çalıntı olduğuna dair ilgili kurumlar tarafından da tescillenmiş olmaları gerekiyor. Bu nedenle sitemiz üzerinden oluşturduğumuz form üzerinden gelen bilgilere hassasiyetle yaklaşıyoruz” dedi.

‘Müzikleri kendine mal etmek asimilasyon politikasıdır’

Copy Paste, “Araştırmalarımızın sonuç bulması adına yazılı bir belgeye sahip olmadığımız; fakat büyük benzerlik taşıdığını düşündüğümüz eserleri de kaynağına erişmek açısından yayınlıyoruz. Bu yayınladığımız eser üzerinden mümkünse sahibine ulaşmaya çalışıyoruz. Tesadüf mü değil mi? Ya da çalıntı mı, değil mi? Bunu sorgulamak istiyoruz. Çalışmalarımızı daha sağlıklı yürütmek adına ve bizlere uygulanan yağma durumunun bir benzerini başka halklara karşı yapmamak için hassas davranıyoruz” diyerek, Copy Paste’in çalışmasının diğer halkların kendi kültürlerine sahip çıkması anlamında bir örnek olabileceğini söyledi. Copy Paste üyeleri son olarak, “Müzikleri kaynaklarını görmezden gelerek kendine mal etmek bir asimilasyon politikasıdır, yok saymaktır” dedi

HABER MERKEZİ