Hak İhlalleri

Gazeteciler tutuklu meslektaşları için seslendiler: Zulmün hesabı elbet sorulacak


200 gündür tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi çalışanları ve yazarları için gazeteci örgütleri İstanbul Adliyesi’nde açıklama yaparak gazeteciliğin suç olmadığını söyledi. İstanbul ve İzmir’de yapıla ‘Adalet nöbetleri’nde ise avukatlara ve gazetecilere özgürlük istendi

Cumhuriyet gazetesine yönelik yapılan operasyonda 200 gündür tutuklu bulunan yazar, yönetici ve çalışanlar için, meslektaşları ve aileleri Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda gazeteci ile tutuklu gazetecilerin aileleri katıldı. “Tutuklu gazetecilere özgürlük” pankartının açıldığı açıklamada, gazetecilerin fotoğraflarının yer aldığı dövizler taşındı.

Gazetecilik suç değil

Açıklamada konuşan DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren, gazetecilerin 200 gündür özgürlüklerinden yoksun olduklarının altını çizerek, “Biz buna adaletin iki yüzü diyoruz. Burada açıklama yapıyoruz, çünkü hapishanedeki gazetecilerin sayısı giderek artıyor” diyerek, gazeteciliğin suç olmadığını vurguladı.

Halkın haber alma hakkı için

İktidarın, her türlü ifade aracının anayasal koruma altında olduğuna yönelik yapılan konuşmalarını hatırlatan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Kendimizi ifade edemiyoruz. İfade edenler de cezaevinde. Vicdanını, aklını, kalemini kimseye kiralamamış, yalnızca halkın haber alma hakkı için görev yapan meslektaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

Yargısız infaza dönüştü

Tutuklu gazetecilerin aileleri adına konuşan Akın Atalay’ın eşi Adalet Dinamit ise, “Tutuklamalar yargısız infaz aracı haline getirilmiş durumda ve bu kamuoyunun vicdanında onarılamaz yaralar açmaktadır” dedi. Gazeteci Oğuz Güven’in bir başlık yüzünden tutuklanmasının çok gülünç ve sözün bittiği yer olduğunu ifade eden gazeteci Ertuğrul Mavioğlu da, gazetecilerin mektup alma ve kitap okumalarının dahi engellediğini söyledi. Arkadaşlarının küçük bir hava ve gökyüzünden mahrum bırakıldıklarını dile getiren Mavioğlu, “Bu zulmün elbet bir gün hesabı sorulacak” dedi.

İSTANBUL/dihaber