Köşe yazarları

‘Çoğunluğun on para etmez’ Bu bendeki hak olmasa!..


Anayasa “kurucu öznelerin” mutabakatına dayandığı zaman demokratik olur. Dayanmıyorsa demokratik olmaz.

Kurucu özne nedir?

Önce çocuklardır. Şaşırdınız değil mi? Çocuk nasıl kurucu öge olacak?

Şöyle: Onun “hakları” var. İnsanlık aleminin bütün “yetişkin” kurucu öznelerinin ortak olarak kabul ettiği “çocuk hakları” çocukları bir anayasanın yapılmasında kurucu özne haline getiriyor. Çocukların haklarına yüzde doksan dokuz virgül dokuzyüz doksan dokuz oyla kabul ettiğiniz bir anayasada dokunamazsınız. Örneğin 12 yaşındaki kız çocuğunu “evlendirme” maddesi koyamazsınız. De ki koydunuz. Anayasanız içi “demokrasi” ile dolup taşsa da bu anayasa demokratik olmaz. Demek ki çocuklar anayasanın yapımında kurucu öznedir, onların “hayır” dediğine kimse “evet” diyemez.

İkinci kurucu özne kadınlardır.

Anayasa mı yapacaksınız? O halde önce kadınlara soracaksınız. Kadınlar o anayasa için ne diyor? Diyelim ki, kadınların çoğunluğu, Türkiye’nin bütün kurumlarında “eşbaşkanlık” yönünde irade beyan etti? Ya da “eşit işe eşit ücret” dedi. Hiç bir erkek çoğunluğu bu iradeyi, “iradesi zayıf kadınları” istismar ederek elde edecekleri referandum çoğunluğu ile çiğneyemez. Çiğnerse o anayasa demokratik olmaz.

Üçüncü kurucu özne farklı kimliklerdir. Bu ülkede kaç farklı kimlik varsa, hepsine “nasıl bir anayasa” diye sormak zorundasın. Bir takım aklı evveller “bu memleketin yüzde doksandokuzu Müslüman” diyor ya…Kafadan referandumu yapmışlar. Çoğunluktalar. Hadi ordan, her tarafın çoğunluk olsa ne yazar. Bir kere bu “Müslüman” lafıyla Aleviyle Sünni’yi aynı torbaya koymuşsun. Torbadakilerin tümü “Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani” azınlıklar hakkında onlara sormadan tek bir anayasa maddesi yapamaz. Sen istediğin kadar yüzde doksanım diye bağır. Söz konusu olan anayasa ise, senin yüzde droksanın ile yüzde birlik azınlık halk tastamam eşit oya sahiptir. Bir de bu yüzde doksanlık çoğunluğu soykırımlarla sağlamışsan. Çıkarın yoktur. Eşitleneceksin. Azınlık halkın kabul etmediği anayasayı o azınlığa dayatamazsın.

Ya Kürtlere?…

Ya Alevilere?

Güldürmeyin beni. Bir anayasa yapacaksınız…Ve Kürtlere ve Alevilere “nasıl bir anayasa istiyorsunuz” diye sorup, onlarla bir “mutabakata” varmadan referandum yapacaksınız. Olmaz. Senin o anayasanı kabul etmezler. Hiç kimse bu ülkede “Türkler ve sünniler nüfusun çoğunluğunu” oluşturuyor, o halde “bu çoğunluk ne derse o olur” zorbalığını kabul etmez. Nasıl bir Kürt ya da alevi, çoğunluğu elde ettiği yerde Türkler ve Süniler hakkında karar veremezse, senin çoğunluk nüfusun da onlar hakkında karar veremez. Soracaksın…Sormazsan ne olur? Bu işin bir ucu “etnik savaşa” öteki ucu “mezhep savaşına” açılır. İyi mi olur?

Ya gençlik? Onlara “seni milletvekili yapacağım” diye olta atmayacaksın. Soracaksın. Örneğin genç erkeklere “mecburi askerlik” dayatamayacaksın. Onlar “vicdani red” hakkı talep edebilirler. Genç kadınlara “resmi evlilik” zorunluluğunu keyfine göre dayatamayacaksın. Onlar belki farklı yaşamak isteyebilirler. Ama ihtiyarlar çoğunluktaymış. Hadi oradan.

Gelelim sınıflara… Eğer emekle sermaye arasındaki kaçınılmaz mücadelenin “barışçı, yasal ve parlamenter” yollarla yapılmasını istiyorsan, işçi sınıfına, çalışan halka sormadan anayasaya “sendikal haklarla” ilgili tek bir madde koyamazsın. Koyarsan ne olur? Er ya da geç genel grev olur, fabrika ve işyeri işgalleri yaşanır, barikatlar yükselir….Burada da “çoğunluğun” faso fisodur.

Yani “kurucu öznelerin özerk iradelerini” saptamadan Anayasa yapılamaz.

Her mahallede ayrı ayrı bütün kurucu öznelerin “meclisleri”nden çıkacak kararlar temelinde ve her yerel mecliste barajsız nisbi temsille seçilmiş temsilcilerin oluşturduğu Kurucu Meclis’te, mutlak bir mutabakatla anayasa yapacaksın.

Sonra devreye “partiler” girecek. Kurucu özneler kendi içlerinde ayrışacak. İdeolojik, siyasi mücadele barışçı yöntemlerle başlayacak. Merkezi ve yerel parlamentolar kurulacak.

Radikal demokrasi diyoruz ya… Radikal demokrasinin hukuki temeli işte böyle inşa edilen bir anayasayla sağlanacak…Kurucu öznelere sorulmamış anayasa anayasa değildir.