Politika

Demokrasinin savunucusu tecritte


PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Uluslararası Komplo sonucu 15 Şubat 1999 yılında Türkiye’ye teslim edilmesinin üzerinden 18 yıl geçti. Öcalan’ın Avukatı Emran Emekçi, Öcalan’ın yıllardır İmralı’da barış mücadelesi verdiğini söyledi. İmralı statüsünün hukuk ve yasalarla ifade edilemeyeceğinin ortaya çıktığını söyleyen Emekçi, “İç hukuk başvuruları zaten bir duvara çarptı. AİHM’in komployu görmezden gelmesi, dosya üzerinde örtbas etmesi bir hukuk komplosuydu aslında. 5 yıldır avukatlarla görüştürülmeme var, son birkaç yıldır mutlak tecrit var. Mutlak tecrit dış dünya ile tüm bağını koparmak demektir. Bu ne yasalarda ne de uluslararası hukukta yeri olmayan bir uygulamadır” dedi.

AKP süreci askıya aldı

Öcalan’ın “İmralı’nın statüsü proto Guantanamao’dır” dediğini hatırlatan Emekçi, “Çünkü Guantanamao korsanca kaçırma üzerine dayanıyor, ABD yasaları orada nüfus etmiyor. Sayın Öcalan konumunu ‘Ben burada siyasi bir rehineyim. Solunum cihazına adeta bağlıyım. Solunum cihazı onların elinde. Ama ben burada bu koşullar altında çizgimi korumuşum. Ben burada hazırım her zaman demokratik çözüm ve barış için’ sözleri ile açıklıyor. Ne zamanki somut adımların atılması süreci geldiyse hükümet tarafından süreç askıya alındı” diye konuştu.

Kapıyı açın

İmralı’da yıllardır var olan uygulamaların 15 Temmuz darbe girişimi ardından Türkiye’nin diğer cezaevlerinde uygulamaya konulduğunu dile getiren Emekçi, “Hakimliğin kararı ile var olan hukuksuzluk süreklilik haline getirildi. Hukuk garabeti ile karşı karşıyayız. Bunun hiçbir hukuksal izahı yok” dedi. İmralı’nın konumu ile Türkiye’nin demokratikleşmesi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu vurgulayan Emekçi, “Çözüme gidilmediği zaman sonuç OHAL’dir. Türkiye demokrasiye karar verirse İmralı’nın kapılarını açması gerekiyor. Demokrasiyi savunuyorsanız İmralı’nın kapılarını açın, çünkü demokrasinin en büyük savunucusu İmralı’da” dedi.

Yasin Kobulan/istanbul-dihaber